Bazen şaşkınlıktan duruyoruz. Kalakalıyoruz. Öyle bir iletişim faciasıyla karşılaşıyoruz ki…
Empati olmadan etkili bir iletişim olmaz. Çünkü iletişimin özünde dinlemek vardır. Hatta karşındakinin kendinden bahsetmesine dahi tahammül etmek. Ancak o zaman doğru iletişime geçmeyi başarmış oluyoruz.
Peki, hiç konuşmayalım mı, cevap vermeyelim mi, sohbet tartışmaya eviriliyorsa kendimizi savunmayalım mı? Monologla iletişim gerçekleşmez, tabi ki bizim de söyleyecek sözümüz olacaktır. Yine de cevap vermek için değil anlamak için dinlemek gerekir. Çünkü böylece vereceğimiz cevaplar yerli yerinde, makul, üslubunca, kurumsal hayat için ise profesyonelce olacaktır.
“Kurumsal ve profesyonel kelimelerini bir arada kullanmışken lafı Kurumsal İletişime getirmeden olmaz.”
Kurumsal iletişim, şirketlerin paydaşlarıyla kurduğu iletişim sürecini ve stratejilerini ifade ediyor. Kurumsal iletişim birimi de bu süreçleri yürüten ve yöneten yapı. Önemli bir birim yani. Birkaç temel uygulaması var. Bu uygulamalar içinde benim en ilgi duyduğum Dış İletişim. İşim gereği kurumsal iletişim birimleri ile Dış İletişim ana başlığının B2B İletişim alt başlığında iletişip duruyoruz.
Bazen de şaşkınlıktan gerçekten duruyoruz. Kalakalıyoruz. Öyle bir iletişim faciasıyla karşılaşıyoruz ki, profesyonellik eksikliği mi, empati ve iş etiği zayıflığı mı, kusurlu iletişim yönetimi mi, itibar riski mi ne arasanız var. Bir örnek: Şirket kurumsal iletişimden falanca, ajans tarafından filancanın şakayla karışık arkadaşça sitemi karşısında şöyle der: “Bir genel müdür de sosyal medya teklifi için ajansı aramaz herhalde.” Bunun üzerine ajans tarafından filanca da kendince cevabını verir.
Bu üstenci hiyerarşik vurguya, ajansın önemsizleştirilmesine rağmen sular durulur, seviye olması gereken çizgiye çıkar, karşılıklı yumuşak ifadeler havada uçuşur, sohbet sona erer. Sohbetin öncesinden bahsetmiyorum. Siz zaten geriye doğru bir kurgu yapıp kafanızda birleştirdiniz olan biteni.
Velhasıl empati olmadan doğru bireysel iletişim olmayacağı gibi doğru kurumsal iletişim de olmaz. Bu vakadan da görüldüğü üzere, empatisiz iletişim sonucunda elimizde, bir şirketin kurumsal iletişiminden beklendiği şekilde “sağlıklı bir iletişim kurarak süreçlerin yönetilmesi” yerine şirkete dair olumsuz bir izlenim kalıyor. Oysa (nezaket sınırlarında kalmak şartıyla) iletişim zorluklarına dayalı siteme empati ile yaklaşılıp ve usulünce (profesyonelce) cevap verilir olsaydı başka bir izlenimden bahsediyor olurduk.
Şimdi bir düşünelim. Bu şirketle iletişim kuran başka hangi tedarikçinin, partnerin veya çalışanın zihninde benzer bir izlenim olabilir?